İnsanın mutlu yaşlanmayı sürdürebilmesi için, sonsuzluk içinde bir cevaba ulamış olması lazımdır. Biz insanların yaşamını açıklayabilecek tek kavram yaşlanmak fiilidir. İşte bunun içindir ki, yaşlanmak fiiline ilişkin tüm düşüncelerimi bu kitabımda tüm dünya insanlarıyla paylaşacağım Bu benim ilk ve son kitabım olacaktır. Bu kitap sadece www.suatbayburtlu.com da ve ulaşabildiğim sürece tüm dünya lisanlarında okunabilecektir. Asla para ile satılmayacaktır. Kitabımın ve sitemin tüm telif hakkı şahsıma ait olduğu için diğer sitelerde yayımlanması ve kitap olarak basılıp bedelli satılması yasaktır. Bu sitenin gelirinin olması halinde bu gelir tüm dünya çocukları için hizmet veren UNICEF’e ait olacaktır. Bu internet kitabımı tüm dünya insanlarına ithaf ediyorum.
2 ARALIK 2007 İSTANBUL - TÜRKİYE - DÜNYA
Suat Bayburtlu
Sonsuzluğun abidesi Evren sonsuzluktan gelip, sonsuzluğa giderken sürekli yaşlanmaktadır. Bu yaşlanma süreci pozitif bilim tarafından zaman, zaman açıklanmaktadır. Evrenin yaşlanması sonsuza kadar devam edecektir. Evrende devam etmekte olan yaşlanma süreci esnasında olup bitenler, onun muhteşem gücünü göstermektedir. İnsanlık açısından esas mesele bu gücün ne zaman ne yapıp, yapmayacağını merak etmek değil elbette, insan, evrenin yaşlanma süreci ile birlikte kendi yaşlanma sürecini nasıl kotaracağıdır. Bu sürecin sağlık ve mutlulukla kotarılabilmesi, türlü eğitimlerle alınacak bilgi ve becerilerle mümkündür.
Biz insanların tek bildiği ve yaptığı yaşlanmaktır. Biz insanlar yaşlanırken evrendeki her varlık ve düşüncede bizimle birlikte yaşlanmaktadır. Hiçbir şey yaşlanmaktan kurtulamaz. Yaşlanıyorum, yaşlanıyorsun, yaşlanıyor – yaşlanıyoruz, yaşlanıyorsunuz, yaşlanıyorlar.
Biz insanların tüm bilgileri, becerileri, inançları yaşlanmak süreci içerisinde ilerler ve sonsuzluk kavramına yaklaşarak yok olurlar. Hiçbir insan sonsuzu asla göremez. İnsanlığın yaşlanma süreci, dünyanın yaşlanma sürecinden daha kısa veya ona eşittir. İnsanlar doğar ve fakat ne zaman doğacağını bilemez, insanlar ölür ve fakat ne zaman öleceğini bilemez. Ne var ki, doğum ve ölüm arasında tek bildiğimiz şey, yaşamaktır. Aslında yaşamak dediğimiz şey doğumdan ölüme kadar yaşlanmaktır. Evren = Yaşam = Yaşlanmak Bu kavramlar eş zamanlı olarak aynı şeylerdir ve yaşam ışığınızdır. Bu eşitliği yakalayan düşünce, yaşamının yaşlanmak sürecinde ki mutluluğunu da yakalayacaktır. Yaşlanmak tek yönlü yoldur, geri dönüşü yoktur ve yolun sonu malumdur.
İnsanlar tüm eylemlerini yaşlandıkları süreçte gerçekleştirirler. İnsanlar objektif eylemlerini yaşlanmak kavramını göz ardı etmeden gerçekleştirmelidir. Doğuştan, ölüme yaşlanmak sürecinin, doğru bir programla yönetilebilmesi insanlığı mutluluğa ulaştırabilecektir.
Dünyayı yöneten insanlar diğer insanlarla birlikte dünyada ve evrende birlikte yaşadıklarını ve de hep birlikte yaşlanmakta olduklarını düşünürlerse, tüm insanlık için alacakları kararlar çok daha adil ve sağlıklı olacaktır. Ancak yaşlandıklarını değil, yaşadıklarını düşünürlerse o zaman alacakları kararlar tüm insanlığı mutsuz edecektir.
Büyük bir insan kitlesi tarafından, Evren’in yaratıcısı olarak kabul edilen Tanrının, insanlara zaman, zaman kitaplara dönüştürülen öğütler gönderdiği söylenmektedir, ancak bu öğütler, insanların mutlu olmasını sağlayamamıştır. Bu öğütlerin bazıları insanları incitmekte ve hatta aralarında çatışma çıkmasına sebep olabilmektedir. Yaşlanan Evren’le birlikte yaşlanmakta olan insanlara Tanrı, artık öğütler göndermemektedir. O halde değişen ve zorlaşan yaşam koşulları altında, insanların mutlu olabilmeleri için, kendi düşüncelerini oluşturmaktan başka bir çareleri yoktur.
İnsanlar doğumdan öncesini, ölümden sonrasını asla bilemezler. İnsanlar sadece yaşlanacaklarını ve yaşlanma süreci içerisinde nelerle birlikte yaşlandıklarını bilebilirler. İnsanlar neler ile birlikte yaşlandıklarını düşünmeye başladıkları anda, gerçek dünya görüşünü ve ölçütünü elde edeceklerdir. Bu düşünce insanı, yaşlanma sürecinde mutlu kılacaktır.
İnsanlar, diğer insanlarla birlikte yaşlandıklarını fark ettikleri anda, (bu pencereden baktığınızda ilk göreceğiniz şeyin cam olduğunu fark etmeniz gibidir) kendi mutlulukları için neleri düşünüyorlarsa, birlikte yaşlanmakta olan canlı, cansız her varlık için de aynı şeyleri düşüneceklerdir. Tüm yaşam kuralları, yasalar, yönetimler bu çerçevede düşünceler üzerine inşa edilirse, insanlık mutlu yaşam sürecini yakalayacaktır.
Sürekli mutlu olacağınız düşünceleri kendiniz için üretin ve yaşlanma sürecinde mutlu olmanız için bu düşünceleriniz istikametinde oluşturacağınız yaşamı kendinizden esirgemeyin. Düşüncelerinizin ana kaynağı sizsiniz. Sizde bulunan bu doğal kaynak, sizi gerçek özgürlüğünüze kavuşturacaktır, bu özgürlüğünüzü sizin elinizden, sizden başka hiçbir kuvvet asla alamaz. Bunun farkına varın ve tadını çıkarın.
Birlikte yaşlanmaktayız ve şu şeyi asla dikkatten kaçırmayın. Bizimle birlikte yaşlananlar kendinden başkasına sorumluluk duymamaktadırlar. Hatta birlikte yaşlandıklarına unutulmaz elem ve ızdırap verebilmektedir. Birlikte yaşlananlar doğası itibariyle, aslında tipik bencillerdir. Bazılarını diğerlerinden ayıran, aslında gerçeklilik değil, rol yapabilmeleridir ve bu yolla da bencilliklerini gizleyebilmeleridir. Rol yapabilenlere en iyi örnek, insanlardır, yapamayanlara en iyi örnek, doğa olaylarıdır. Yağmur, fırtına, deprem gibileri, en bencillerdir ve asla rol yapmazlar. Birlikte yaşlandıklarına acımasızca elem ve ıstırap verirler. Bunlarda gelecekte birlikte yaşlandıkları gibi, kendisinden daha güçlü olan evrenin acımasızlığı ile karşılaşacak ve yok olacaktır. Bu mutlak sondan kaçmak asla mümkün değildir.
İşte asıl mesele bu, birlikte yaşlandıklarını fark edenler, yaşlanma sürecini bu bencil dostlarla birlikte nasıl sürdürebileceklerdir. Bu süreçte en önemli olan insandır ve insan bu süreci dilediği bir şekilde sürdürebilir. İnsanlık için çok geniş bir ufuk olan yaşlanmak kavramı, tanrı dahil tüm evreni ve onun unsurlarını içine alan ve benim ulaşabildiğim insanlık için en önemli bir kavramdır. Yaşlanmak, insanların mutlu olabilmesi için, üzerinde düşünülmesi gereken bir şifredir.
Yaşlanmak süreci bir sevgi, bir aşk süreci gibi olmalıdır. Bu süreci, birlikte yaşlandıklarınız bencil ve acımasız düşünceleri ile elem ve ızdıraba dönüştürebilirler. Ancak bunu engellemek için, birlikte yaşlandıklarınızı çok iyi tanımlamanız ve önceliklerine göre de kontrol etmeniz gerekmektedir. Kendi yaşam çemberiniz içinde olanlar ve de çok uzakta olanlar. Kendi yaşam çemberiniz içinde kalanları tanımlamak ve kontrol etmek çok kolay olabileceği gibi, donanımsız ve eğitimsiz insanlar içinde çok kolay olmayabilir. Uzakta olanların çoğunu tanımlamak ve kontrol etmek kolay değildir, bunu kontrol edebilmenin tek yolu ise, birlikte yaşlandığınızı fark edenlerle, birliktelik oluşturup, çemberi genişletmektir.
İnsanların mutlu olabilmesi, evrende mevcut her şeyle birlikte, yaşlandıklarını fark ederek, yaşlanma sürecini yönetmelerinden geçmektedir. Başarılı olmak veya başarısız olmak sizin elinizdedir.
Comments (4)
Babacım,
Blogun ve yayınların hayırlı uğurlu olsun. Yazılarını yakından takip edecek ve daima onurla izleyeceğim.
Oğlun Burak
Sevgili Babacım,
Yeni blogun hayırlı olsun. Hayat görüşünün bana vizyon verdiği ve hayatımdaki BAŞÖĞRETMENİM olduğun için sana teşekkür ederim. Senin oğlun olmaktan gurur duyuyorum.
Seni Seviyorum
Bora BAYBURTLU
Suat abi;
hayat tecrübelerimizi karşılıklı bir ortamda uzunca tartışmak dileğiyle.
Mutluluklar…
Suat amca
babam bahsedince yazınızı okudum inşallah en kısa zamanda tanışırız.size ve ailenize mutluluklar dilerim